Doping ve Tarihçesi

Doping
Doping ve Tarihçesi

Bugün ki yazımızda doping ve tarihçesi hakkında yazacağız. Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonu’nun (IAAF) 144 nolu kuralına göre kesinlikle yasaklanmış olan doping sporcu tarafından fiziksel veya zihinsel durumunu suni şekilde düzeltip, performans arttırılması için bazı maddelerin kullanılması veya ona verilmesi şeklinde tanımlanmıştır. Doping, daha doğru bir tanımla; Organizmaya yabancı bir ajanın hangi yoldan olursa olsun veya fizyolojik maddelerin anormal miktarda ve anormal bir yolla, bir sporcuya yarışma sırasında performansı yapay olarak ve kural dışı bir şekilde arttırmak amacıyla uygulanmasıdır.

Doping Tarihçesi

Asırlar boyunca insanlık iş verimini arttırarak başarıya ulaşmak ve zaferler kazanmak için çaba harcamıştır. Tarihin çok eski dönemlerinden itibaren insanlar fiziksel güç ve sportif performansı arttırdığına inanılan çeşitli maddeler kullanmışlardır. M.Ö. 3. y.y’da yapılan spor karşılaşmalarında, atletlerin daha hızlı koşabilmek amacıyla mantar yedikleri, M.Ö yine Romalılarda savaş arabaları yarışlarında atlara su ve bal karışımı hidromel adı verilen sıvıları içirdikleri, gladyatörlerin iyi dövüşebilmek için uyarıcı maddeler kullandıkları, Güney Amerika’da yerlilerin koka filizlerini çiğnediklerini tarihi kayıtlarda görebilmekteyiz.

İrlanda’da yeni evlilere bir çeşit fermante bal içirme geleneği (balayı terimi)’de performansı arttırmaya dayalıdır. Amsterdam’da 1865 yılında kanal yüzücülerinin doping yapıcı ajanları kullanımı bildirilirken, 1869’da yapılan bisiklet yarışlarında bol miktarda ilaç kullanıldığı bildirilmiş ve doping kaynaklı ilk ölüm ise 1886 tarihinde bir İngiliz bisikletçinin aldığı yüksek doz trimetil sonucu gerçekleşmiştir.

Doping kelimesi ilk olarak 1889’da İngiliz sözcüklerine “dope” terimi ile girsede asıl doping kelimesi Güney Afrika’nın Kaffir yerlilerince kullanılan kuvvetlibir uyarıcı ve güç verici özelliğe sahip “Dop” adlı içkiden kaynaklanmaktadır.

Sporda kullanılan uyarıcılar ilk defa 1934 yılında benzedrin ile birlikte görülsede 1934 yılında Almanlar pervitin, İngilizlerde methedrini geliştirerek askerlerin yorgunluğunu ve uykusuzluğunu engelleme, gece savaşmalarını sağlama ve savaş gücünü arttırmak amacıyla 2. Dünya Savaşında bu ilaçları kullanmışlardır.

1960 Roma Olimpiyat oyunlarında bisikletçi K.Jensen’in aşırı amfetamin alımı ile ölmesi, büyük sansasyon yaratmış ve doping ciddi anlamda spora yansımıştır. 1964 Tokyo olimpiyatlarında sporcuların kas kitlelerinin aşırı artışı ve rekorların ardarda gelmesi sonucu doping konusunda kesin kurallar getirmiş ve yasak maddelerin listesini belirlemiştir.

[quotes quotes_style=”bquotes”]Yararlanılan Kaynak : Prof. Dr. Mehmet GÜNAY, Prof. Dr. Kemal TAMER, Prof. Dr. İbrahim CİCİOĞLU, Spor Fizyolojisi ve Performans Ölçümü, Gazi Kitabevi, Ocak 2013[/quotes]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen adınızı yazın.